Güneşten Elektrik Üreticileri Fotovoltaik Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Giriş Sayfanız Yap  
Sık Kullanılanlara Ekle  
     ANASAYFA       HAKKIMIZDA       FOTO GALERİ       ÜYELİK BAŞVURUSU       İLETİŞİM     ENGLISH  
 
GÜNEŞE  
TÜZÜK
ÜYELER
ORGANİZASYON
ETKİNLİKLERİMİZ
GÜNCEL RAPOR ve MAKALELER
BASIN
MEVZUAT
SPONSORLAR
DESTEKLEYENLER
 
LİNKLER  
TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
EİE
EPDK
TEİAŞ
TEDAŞ
TETAŞ
EÜAŞ
Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü
EPIA
ASES
 
E-BÜLTEN SERVİSİ  
 
 

İthal enerjiye yılda 35 milyar dolar [Geri]

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, “Ekonomik Krizin Enerji Sektörüne Etkileri” konulu bir rapor yayımladı. Küresel ekonomik krizin etki alanının sadece finans ile sınırlı kalmadığı, reel sektörde de yankısını bulduğu ve büyük bir tüketim daralmasına yol açtığı tespiti yapılan raporda, “Kriz, Türkiye’yi diğer güncel sorunlarının yanı sıra, enerji sektöründe de çok sıkıntılı bir dönemi yaşarken yakalamıştır” denildi.

 

Türkiye’nin, yakın bir gelecekte, enerji alanında, arz açığı sorunu ile karşılaşma ihtimalinin giderek kuvvetlendiği kaydedilen raporda, krize bağlı ekonomik daralmanın arz açığı sorununu birkaç yıl ötelediği savunuldu. Raporda şöyle denildi: “Bu dönemde, kazanılacak zamanı iyi değerlendirmek, onu enerji sektörünün faydasına dönüştürmek, yatırım gayretlerini devam ettirmek, böylece kriz sonrasında kapasite açığı ile karşılaşmamak, işsizliği hafifletmek için neler yapılması gerektiğini düşünmek, ilgili herkes için bir önemli görev olmaktadır.”

 

Enerji konusunda yapılacak herhangi bir çalışmada en başta, Türkiye’nin, enerji kaynakları açısından yüzde 75 oranında dışa bağımlı oluşunun göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilen raporda, yüksek oranda dışa bağımlı olma durumuna paralel olarak, üretimden kaynaklanan katma değer ve istihdam olanağından da mahrum kalındığına dikkat çekildi.

 

“Ekonomik Krizin Enerji Sektörüne Etkileri” raporuna göre, Türkiye, her yıl enerji ithalatına yaklaşık 35 milyar Dolar harcıyor ve bu rakam toplam ihracatın yüzde 21’ine denk geliyor. Raporda, bu tabloyu değiştirecek yolun yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmekten geçtiği kaydedildi. Yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir enerji sektörünün geliştirilebilmiş olması durumunda enerji ve genel olarak ekonomi alanının daha sağlıklı olacağı belirtilen raporda, “Türkiye’de, finansal kriz ve onun tetiklediği ekonomik daralma duraksama aşamasına geldiğinde, elektrik enerjisi talebinde bir patlama yaşanacaktır. 2001 yılında yaşanan kriz ve onu izleyen birkaç yıl içindeki elektrik enerjisi talep artışı bilinmektedir” denildi ve çözüm önerilerine yer verildi.

 

Raporda yer alan çözüm önerileri özetle şöyle: Elektrik üretiminde lisans verme işlemlerinin ciddiyete kavuşturulması ve 4628’de önemli değişikliklere gidilmesi, kurulacak üretim tesislerinin sisteme bağlantısı için planlama kriterlerinin getirilmesi, enerji sektöründe tekelleşmeyi önleyici yeni bir mevzuat oluşturulması, elektrik üretim faaliyetlerinin spekülatif kazanç girişimlerine kapalı tutulması ve elektrik hizmetlerinin kamu hizmeti olduğu anlayışının benimsenmesi, sektörde kayıp-kazanç oranının yüksekliği dikkate alınarak bu hususta mücadele edilmesi, kamu ve özel sektörün enerji alanında işbirliği yapması, finansman temini kolaylaştıracak ve yabancı yatırımcıyı çekecek şekilde bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması, kamu desteğinin tüm enerji yatırımlarına verilmesi, kamunun yatırımların taşıdığı bazı riskleri minimize edilecek şekilde devreye girmesi ve enerji verimliliğini arttırmak için yatırımları sonuca götüren teşviklerin artırılması.

 

“Kriz enerji sektörünün önünü açtı”

Yaşanan küresel krizin, Türkiye’de enerji sektörünün önünü açtığı savunulan raporda, krizin yapılması gerekenler için kamu otoritesine zaman kazandırdığı, eksikliklerin saptanmasına yardımcı olduğu tespiti yapıldı. Raporda, bu bağlamda, atılması gereken adımlara dair şu ifadeler yer aldı: “Bu amaca yönelik çalışmalara hız verilmeli, kamu ve özel sektör artık kalıcı, sürdürülebilir bir yapılanma için çok hızlı örgütlenmelidir. Özellikle kamu kurumlarındaki kadroların eğitilmesi, yetiştirilmesi; bilgi, beceri ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve bu kuruluşların aktif teşkilatlanmaya geçmeleri uzun dönemli başarıların esasını oluşturacaktır. Türkiye enerji sektörü, dışarıdan teknoloji ve yönetim danışmanlığı alan yapıdan, teknoloji geliştiren ve yönetim becerisinin yüksek seviyeye getirilmesi için işin sahibi bilgili ve güvenilir kadrolara sahip bir düzene kavuşturulmalıdır. Bu sürecin hızlanabilmesi için öncelik liderlik yapacak kurum konusundaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasına verilmelidir. Geç kalınmasının maliyetini, tüm Türkiye’nin ödeneceği unutulmamalıdır.”

 
 
 
 
 
BAŞKANIN MESAJI  
 
SEKTÖREL ÜYELERİMİZ  
Tamamı için tıklayınız. 
 
Güneşe Derneği EPIA üyesidir