Güneşten Elektrik Üreticileri Fotovoltaik Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Giriş Sayfanız Yap  
Sık Kullanılanlara Ekle  
     ANASAYFA       HAKKIMIZDA       FOTO GALERİ       ÜYELİK BAŞVURUSU       İLETİŞİM     ENGLISH  
 
GÜNEŞE  
TÜZÜK
ÜYELER
ORGANİZASYON
ETKİNLİKLERİMİZ
GÜNCEL RAPOR ve MAKALELER
BASIN
MEVZUAT
SPONSORLAR
DESTEKLEYENLER
 
LİNKLER  
TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
EİE
EPDK
TEİAŞ
TEDAŞ
TETAŞ
EÜAŞ
Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü
EPIA
ASES
 
E-BÜLTEN SERVİSİ  
 
 
 
Avrupa, enerji için Afrika’nın güneşine göz dikti!
 [Geri]
Avrupa Parlamentosu’nun, 2020 yılına kadar tüketilen enerjinin yüzde 20’sinin temiz enerji kaynaklarından elde edilmesi yönündeki kararı ardından yeni enerji kaynakları konusunda arayışlarını yoğunlaştıran Avrupa ülkelerinde, birbiri ardına projeler gündeme geliyor. Avrupa’da bu yoldaki arayışlar neticesinde ortaya atılan projelerden biri de Desertec. Birçok projeyi barındıran, yenilerine de açık, esnek ve sınırları belli olmayan bir çatı proje niteliğindeki Desertec’in özünü, Afrika’nın yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak oluşturuyor.
 
Türkiye basınında, proje ile ilgili son günlerde yayımlanan dış kaynaklı haberlerde birçok bilgi yanlışı ve karışıklık gözlemleniyor. Projenin maliyeti, bir çatı projesi mi yoksa tek bir proje mi olduğu, termik santral mi yoksa fotovoltaik santral mı kurulacağı, bilgi karışıklığının olduğu konular arasında yer alıyor.
 
Örneğin, Milliyet gazetesinde, “Avrupa’ya enerji çöl’den gelecek” başlığı ile verilen haberde, 20 büyük Alman şirketinin oluşturduğu konsorsiyumun, 400 milyar Avro yatırım yaparak Kuzey Afrika çöllerine kuracağı güneş panelleriyle Avrupa’nın enerji ihtiyacını karşılamayı planladığı bildiriliyor. Ancak, projeye göre, kurulması düşünülen güneş santralı fotovoltaik değil, termik santral. Yani, çöle panel değil, dev aynalar kurulacak. Güneş enerjisinden yararlanılan fotovoltaik santrallerin aksine, solar-termik santrallerde güneş enerjisi doğrudan doğruya elektriğe değil, önce ısıya dönüştürülüyor. Projede; geniş yüzeyli parabol aynalar güneş ışınlarını topluyor ve soğurma borusu denilen bir boruya aktarıyorlar; bu borunun içindeki özel bir termik yağ, güneş ışınları sayesinde 400 dereceye kadar ısıtılıyor. Sonra bu kızgın yağdan, elektrik tribünlerini harekete geçiren su buharını elde etmek için yararlanılıyor.
 
Söz konusu proje için oluşturulan konsorsiyumdaki 20 kuruluş arasında; Münchener Rück, Siemens, Deutsche Bank ve Ren-Vestfalya Elektrik Şirketi gibi büyük kuruluşlar yer alıyor. Alman Süddeutsche Zeitung gazetesinin haberine göre, 13 Temmuz’da yapacakları toplantıda, projenin geleceği hakkında karar verilecek. 2050 yılına kadar kademeli olarak genişleyecek santral alanında üretilecek elektrik enerjisi de giderek artacak ve 2050’de toplam ihtiyacın yüzde 15’ini karşılayacak. Üretilen elektrik; Türkiye, İtalya ve İspanya üzerinden, yüksek gerilimli doğru akımla Avrupa’ya taşınacak
 
“Kuzey Afrika çöllerinin yüzde 3’ü Avrupa’nın elektrik ihtiyacını karşılayabilir”
Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi’ne bağlı Teknik Termodinamik Enstitüsü’nün güneş teknolojisi araştırmaları uzmanı Profesör Robert Pitz-Paal, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun güneş enerjisi açısından Avrupa’dan çok daha şanslı olduğunu söylüyor. Pitz-Paal, “Güney Avrupa ülkelerinden de avantajlılar. İspanya bile Akdeniz’in güneyindeki ülkeler kadar güneş almıyor. Önemli olan bir diğer husus da, Sahra´da yerleşimin olmadığı uçsuz bucaksız arazilerin bulunması. Teorik olarak çöllerin yüzde iki ila yüzde üçü genişliğindeki bir alan, hem bulunduğu bölgenin, hem de bütün Avrupa’nın elektrik ihtiyacını karşılayabilir” diyor.
 
Süddeutsche Zeitung’a konuşan konsorsiyum bileşenlerinden Münchener Rück’un yöneticisi Torsten Jeworrek ise Afrika güneşinin bir çok bilim insanının ve enerji şirketlerinin ilgisini çektiğini ve çevre dostu enerji üretimi için önemli bir fırsat olduğunu söylüyor. Jeworrek, İtalya, İspanya ve Kuzey Afrika ülkelerinin de projeye dahil olacağını umduklarını ancak halen atom enerjisi ile enerji ihtiyacını karşılayan Fransa´nın projeye katılımından şüpheli olduklarını da vurguluyor.
 
Knies: Altı saat içerisinde çöller, tüm insanlığın bir yılda harcadığından daha fazla enerjiyi güneşten alıyorlar!
Ekonomist Deniz Gökçe, Akşam gazetesindeki köşesinde, 22 Haziran’da kaleme aldığı ve Desertec Vakfı Başkanı Dr.Gerhard Knies’ten yaptığı yukarıdaki alıntı ile giriş yaptığı “Desertec dünyayı kurtarabilecek mi?” başlıklı yazısında, Desertec’i konu aldı. Yazısında Desertec’in bir proje mi yoksa geniş bir çatı proje mi olduğu konusunda çelişkiler yer alan Gökçe, çöllerin insanlığın geleceği için taşıdığı öneme işaret etti. Gökçe şöyle yazdı: “Dünyanın bugün kullandığı 18.000 TWh/yıl elektrik gücünü karşılayabilmek için dünyadaki çöllerin (90 bin kilometrekare) üç binde birinin bu amaçla kullanılması yeterli olacak. 20 metrekare çöl, bir kişinin gece ve gündüz ihtiyacı olan elektrik enerjisini sağlamaya yetmekte. Yüksek Voltaj Doğru Akım (HVDC) iletişim hatları ile nakledilecek elektrik gücü, her 1.000 kilometrede yüzde 3 kayba uğramakta. Dünyadaki insanların yüzde 90’ı çöllerden en fazla 3.000 km uzaklıkta yaşamakta."
 
 
 
 
 
BAŞKANIN MESAJI  
 
SEKTÖREL ÜYELERİMİZ  
Tamamı için tıklayınız. 
 
Güneşe Derneği EPIA üyesidir